Shibari vs Rope Bondage

tarafından | Tem 8, 2021 | Genel | 0 yorum

Shibari, Japon stili ip esaretine verilen isimdir. 1400’lerin Japonya’sında savaş esirlerini bağlamak ve işkence etmek için ortaya çıkan shibari, günümüzde bir rigger’ın ince ipler kullanarak rope bottom’ı bağladığı bir sanat formuna evrilmiştir.

İp esaretini bir çatı terimi olarak ele alırsak shibari, bunun altında yer alan bir kırılımdır diyebiliriz. Pekala iki terim arasındaki farklar neler?

En belirgin özelliklerden biri Japon kültüründe sıklıkla karşılaştığımız estetik kaygı denilebilir. İplerin geçtiği yerlere, bağların duruşuna, friksiyonların kullanılışına shibaride oldukça önem verilir. Öyle ki vakti zamanında suç işleyen kişiler halka sergilenerek utandırılırdı. Her suçu simgeleyen ve de bilhassa suçlunun toplumdaki mevkisini gösteren özel bağlar kullanılırdı. Bu durumda bile estetik halden vazgeçilmemiştir. Dolayısıyla yanlış bağ ve düğümlerle sağlanılan esarete shibari değil, salt ip esareti denilir.

Shibaride bağlar hemen hemen her zaman, ipin ortasından (bight) başlar ve uzvun etrafında tek bir sütun bağı oluşturur. Bundan sonraki adımda ikiye katlanmış ip ya takate kote ya da futomomo gibi bir model meydana getirecektir. Tek kolon bağı kendi üzerine baskı oluşturmaz ve uzvu sıkıştırmaz. İkili ip sargısının daha fazla yüzeyi vardır ve tek ipten daha çok alana sahiptir. Bu anlamda bir bottoma TK yaptığınızda rahat olduğunu duyarsınız.

Batı stili ip esaretinde ise bağlar genelde ip ucundan başlar. Burada rigger ipi, söz konusu uzva tek tek çizgiler haline sarar. Bu hem zaman alıcıdır, hem de ipin uyguladığı basıncı eşit dağıtmak oldukça zordur. İp yanması risklerini de değerlendirmek güçtür.

Shibaride düğüm vardır lakin düğümler en önemli unsurlar değildir. Demek istediğim, elbetteki tek sütun bağı ya da çift sütun bağında düğüm olmazsa olmaz, lakin esaretin bütünlüğünü korumak adına kilit noktalarda ip sürtünmeler kullanılarak kapatılır. Böylece bağ bozulmaz ve çözülmesi de kolaydır.

Batı esaretinin en dezavantajlı olduğu konu ise iki sütun arasında rahat bir alan olmaması diyebiliriz. Bottom gereğinden fazla zorlanabilir. Örneğin bilekleri bağlarken kan dolaşımını bozmak çok kolaydır ve temelde bu istenmeyen bir durumdur. Yani hoşunuza giden anlar yaşamak için başladığınız bir sahnenin böyle kritik ve elzem sebeplerle kesilmesini istemezsiniz.

Bu gibi ince farkları göz önünde bulundurduğumuzda diyebiliriz ki; her shibari, ip esaretidir ama her ip esaretine shibari denmez.

Bonus tarafından yayınlandı.

İlgili İçeriklerimize Bakın

Zamanın bağlaşmaya etkisi

Zamanın bağlaşmaya etkisi

Bir shibari sahnesi sadece ip, desen ve bağlardan oluşmaz. Nihayetinde insanlardan oluşur. Bağlı kişi ilginin merkezi gibi görünse de – eğer ki self-tie’dan bahsetmiyorsak- ortaya çıkan şey aslında tarafların arasındaki etkileşimdir. Performans anında sadece izleyici...

daha fazla bilgi edinin
Seiu Ito (1882-1961)

Seiu Ito (1882-1961)

Seiu Ito ( 伊藤晴雨 Itō Seiu / Seiyu Itoh ) günümüzde ‘’modern kinbaku’nun babası’’ olarak tanınan Japon ressamdır. Partnerlerini kullanarak işkence ve kinbaku sahnelerini tasvir eden çok sayıda resim, çizim ve fotoğraf üretmiştir.  Seiu Ito 1882'de Tokyo'da...

daha fazla bilgi edinin
Ne zaman birilerini asabilirim?

Ne zaman birilerini asabilirim?

Shibariye ilgi duyan çoğu kişiyi askı esareti (suspention/suspend) cezbeder. Bağlamayı öğrenmeye başlayan birçok kişi de başlangıç seviyelerini hızlıca atlayıp nasıl askıya alacağını bilmek ister. Lakin gelin görün ki temel bilgileri üstün körü öğrenmek,...

daha fazla bilgi edinin

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir