MEDİKAL RİSKLER VE SİNİR YARALANMALARINA YAKLAŞIM

Posted by RopeJam, 17 Nisan 2019

Bu metindeki medikal uyarılar, okuyanı "Biz o zaman bondage yapmayalım, gidelim balık tutalım" minvalinde bir karamsarlığa sürükleyebilir ancak bu uyarılar en kötüsü düşünülerek ve medikal anlamda minimum risk ilkesiyle kaleme alınmıştır. Hastanelerin acil servislerinin partnerini bağlarken boynunu kıran ya da bacağını felç eden BDSM'cilerle dolup taştığını sanmıyorum.

Bağlananın medikal geçmişinde aşağıdaki durumlardan biri ya da fazlası var ise bunlar bağlama gerçekleşmeden önce mutlaka belirtilmeli ve bunlardan dolayı duyulan bir şüphe varsa medikal anlamda bir uzmanın tavsiyeleri alınmadan eyleme geçilmemelidir.

• Geçmiş sinir yaralanmaları

• Kalp ritm bozukluklukları ve diğer kardiyovasküler hastalıklar

• Şeker hastalığı

• Dolaşım bozuklukları

• Majör ameliyatlar

• Astım ve diğer nefes alma problemleri

• Fibromiyalji

• Kemik ve eklem sorunları

Cilt alerjileri

 Esneklik ve hareket problemleri

Panik atak ve diğer mental ve duygusal tetikleyiciler


Sinir Zedelenmesi

Sinir zedelenmesi ip bağlamasında (Rope Bondage) en sık rastlanan ciddi yaralanma şeklidir ve bu yazıda ayrıntısıyla ele alınan tek medikal acil durumdur. Sinir yaralanmaları bağlanma ile oluşan dolaşım bozukluklarından daha fazla önem arz ederler. Bu iki rahatsızlığın birlikte olması ise oldukça muhtemeldir.

Birisini bağlamadan önce sağlıklı bir uzlaşı sağlamak için bağlananı sinir zedelenmesine yatkınlaştıran risk faktörlerinin konuşulmuş olması gerekir. Bu faktörler arasında şeker hastalığından kaynaklanan periferik nöropati, periferik damar hastalıkları ve geçmişteki travmatik sinir yaralanmaları yer alır. Bu, bir şeker hastasının kesinlikle bağlanamayacağı anlamına gelmese de yakın gözlem ve daha dikkatli bir bağlamayı zorunlu hale getiren pek çok sebepten dolayı bilinmesi gereken bir medikal durumdur. Genel prensip olarak medikal geçmişinde yukarıdaki durumlara sahip olan ya da sinir zedelenmesine yatkınlık gösteren altlar daha gevşek, çözülmesi daha kolay bağlarla ve kişiye özel olarak bağlanmaması gereken bölgeler belirlendikten sonra bağlanmalıdır.

Sinir zedelenmeleri akut (kısa süre içerisinde oluşan durum) bir şekilde oluşur ve orta şiddetli bir sinir yaralanmasının iyileşmesi 4-13 hafta arasında sürebilir.

Sinir hasarlarında belirtiler genel itibari ile;

• Ağrı (Genellikle keskin, bıçak saplanır tarzda tarif edilir.)

• Güçsüzlük

• Karıncalanma hissi ve

• Uyuşukluktur.

Bu belirtiler genellikle hızlı bir şekilde (akut) bazen ise hemen ortaya çıkarlar. Böyle bir durumda uzun dönem hasarları engellemek için hemen harekete geçmek gerekir. (Bkz. Sinir yaralanmalarında ilk yardım)


Sinir zedelenmesini tetikleyen mekanizmalar:

• Direkt baskı

• Tekrarlayan mikrotravmalar (Bir eylemin sürekli tekrarlanması sonucu sinirin aynı bölgesinde daha büyük yaralanmalara sebep olan küçük darbeler)

• Kesme kuvveti mekanizması

• Gerilme veya baskı sonucu oluşan iskemi (Dokunun kan alamaması).

Sinir hasarları bir sinirin gerilmesi ile (örn: kolları kafa hizasının üzerinde uzun bir süre bağlanması) oluşabileceği gibi sinirin sıkışması (örn: iplerin koltuk altına basınç uygulaması) ya da kesme mekanizması ile de (örn: üst kola sıkıca bağlanmış olan iplerin çekiştirilmesi) oluşabilir. Kesme mekanizması paralel yüzeylerin ya da dokuların birbirleri üzerinde kayması sonucu oluşturdukları hasarı belirtmek için kullanılan bir terimdir ve özellikle sinirler gibi narin dokular için problematik olabilirler.


Sinir Hasarına Katkıda Bulunan 6 Temel Faktör:

1. Sinir hassasiyetinin bireysel farklılıklar göstermesi: 

    Bazı insanlar kurşun geçirmez sinirlere sahipken bazı insanlar ne zaman arabada camlar açık seyahat etseler yüz felci geçirebilirler.

2. Anatomik konum: Bağlanılan vücut bölgesi.

    Vücudumuzun bazı bölgeleri diğer yerlere göre daha riskli olabilirler bu konuda. Örneğin katlanabilir eklemler ve üst kol bölgesi, bacaklar ve ayak bileğine göre daha risklidir.

3. Basının süresi

    Sinir hasarları evreler halinde oluşurlar. Bağları ilk semptomlar ile beraber çözmek hafif hasarların ciddi hasarlara dönmesini engelleyecektir.

4. Baskının ağırlığı/kesme kuvveti miktarı.

    Artmış baskı miktarı ve kesilme yaralanması oluşma ihtimali, suspension bondage’i klasik bondage’dan daha tehlikeli yapan şeydir esas olarak.

5. Gerilme/Stres pozisyonlandırması.

    Bu konu yine çok fazla bireysel değişkenlik içerir. Eklemlerin gerilmeye zorlanması sinir yaralanmaları ile beraber dolaşım bozukluğu açısından da bağlanılan kişiyi daha hassas yapacaktır.

6. Çevresel faktörler.

    Bu sekme aslında oldukça geniş olabilir. Partnerler arası iletişimden tutun, ağız topu kullanımına kadar uzatılabilir. Ancak ben burada sıcaklığın öneminden bahsetmek istiyorum, yapılan çalışmalar soğuk ortamların sinir yaralanmaları açısından bir risk faktörü olduğunu göstermiştir.


Birçok sinir yaralanması hadisesi, burada bahsettiğimiz faktörlerin tamamı ile olmasa bile genellikle birçoğu ile birlikte gerçekleşir.

Genel bir kural olarak; yaralanmanın derecesi hasar verici etkenin şiddetine ve süresi ile doğru orantılıdır. Hasar verici etken ne kadar güçlü ve süre ne kadar uzunsa hasar da o kadar büyük olacaktır. Hemen müdahale edilmiş olan sinir yaralanmaları muhtemelen geçici sinir hasarı ile sonuçlanacaktır (hızlıca iyileşen uyuşukluk, karıncalanma hissi gibi). Daha uzun süre irritasyona maruz bırakılmış sinir hasarları yarı-kalıcı sinir hasarına (sinirler iyileşmek için haftalar/aylara ihtiyaç duyarlar) ya da kalıcı, geri döndürülemez fonksiyon kaybına doğru ilerlerler.

Elbette unutulmamalı ki, her şeyi doğru yapsanız ya da bu konuda uzmanlaşmış top/bottom olsanız dahi, sinir yaralanmaları hiçbir semptom vermeden de ortaya çıkabilirler.

Sinir Zedelenmesi Riskini Arttıran Durumlar:

Diyabet çok ciddi bir risk faktörüdür. Diyabetli kişilerin neredeyse yarısı diyabetik nöropati denilen kronik bir sinir rahatsızlığı geliştirirler. Var olan kronik sinir hasarıda tahmin edileceği üzere akut sinir hasarı için predispozan (zemin hazırlayıcı) faktördür.

Çok zayıf kişiler, akut bası sinir hasarlarına daha yatkın olurlar.


    Bunların dışında insanları sinir yaralanmalarına karşı daha savunmasız bırakan durumlar; alkolizm, kötü beslenme, vitamin eksiklikleri (özellikle vitamin B6 ve B12) tiroid hastalıkları, böbrek rahatsızlıkları, Lupus ya da MS gibi oto-immün hastalıklar ve obezite, diyabet, romatoid artirit gibi sistemik hastalıklardır.

    Var olan sub-klinik (semptom vermeyen) sinir hasarları semptomatik sinir yaralanması oluşumunda bir risk faktörüdür. Çalışmalar beyzbol oyuncularındaki aşırı kullanıma bağlı birikmiş mikro travmaların üst uzuvlarda meydana gelen sinir yaralanmaları açısından risk oluşturduğunu göstermiştir. Bu bilgiyi bondage zeminine oturttuğumuzda, bondage travmaları birikir sonucunu çıkartabiliriz. Bu şu demek, örneğin 50 defa aynı pozisyonda bağlanmış olan ve semptom vermeyen bir bottom, 51. Defa aynı pozisyonda, hiçbir değişiklik ya da hata bile yapılmadan bağlandığında semptomatik bir sinir yaralanması geçirebilir.

    Soğuk oda sıcaklığı sinir hasarı için risk faktörü olabilir. Klinik çalışmalar, diğer bütün şartları aynı fakat soğutularak ameliyat edilmiş hastaların, soğutulmadan ameliyat edilenlerden daha fazla ameliyata bağlı sinir yaralanması geçirdiğini göstermiştir. Bottom partnerinizi buz dolu bir küvette bağlamak muhtemelen tehlikeli olacaktır. Aynı zamanda partnerinizin seans’tan önce ısınması da riskleri azaltmaya yardımcı olabilir.


Bondage ile ilişkili en yaygın sinir hasarı radial sinir üzerinde oluşuyor gibi görünüyor.

Radial sinir zedelenmesinin üç ana etkisi şu şekilde:

• Hareket kabiliyeti düşüklüğü,

• His değişimi,

• Güç azalması.

Bu rahatsızlıkların iyileşme sırası ise önce hareket kabiliyetinin geri gelmesi, sonra güç geri kazanımı ve en son olarak hissin tamamen düzelmesi sırası ile oluşacaktır.


Riskli Bölgeler:

Belirli sinirler ve damarlar bağlama sırasında özel bir dikkat gerektirirler:

1. Üst kolda bulunan triseps ve deltoid kasları arasındaki oyukta yer alan Radial Sinir.

Radial sinir, bondage seanslarında en sık yaralanan sinirdir. Aynı zamanda klinikte de en sık hasar alan kol siniridir kendisi. Bondage’yi yeni öğreniyorsanız ya da suspension ile ilgilenmeye başladıysanız, çok sıkı ya da yük çekecek düğümlerinizi bu bölgeden tamamen uzakta konumlandırmayı deneyin. 

2. Koltuk altından geçen kol sinir ağı (Brakial Pleksus)

Bu bölgeyi bağlamayın, koltuk altına ip veya düğümlerle baskı uygulamayın. Bu bölgedeki sinirler baskı ya da kolun alışılmadık pozisyonlarda geriye zorlanması sonucu zedelenebilir. Burada oluşan bir hasar üst kol kısmında, ön kol kısmında, parmaklarda ya da sırt bölgesinde kendini gösterebilir ve iyileşme hem daha uzun hem de daha komplikasyonlara müsaittir.

3. El bilekleri

Bu bölgede uyuşma ve zedelenmeyi engellemek ve daha uzun bir bağlama seansı için el bileklerini çok sıkmadan bağlayın. 

4. Kasığın yaklaşık 8-10 cm altında yer alan uyluk atardamarı

Bacaklara kan akışının sürmesi için bu bölgeyi sıkıca bağlamayın, düğüm ve eklenlentilerle (uzunluğu yetmeyen ipe küçük bir temel düğümle yeni ip eklenmesi) üzerine baskı uygulamayın.

5. Boyundaki tüm sinir ve damarlar

Özellikle boyunun ön kısmına baskı yapacak hiç bir bağlama yapmayın. Genel kural olarak boynu hiç birşekilde bağlamayın. Bu tür bağlar istemsiz asfiksasyon (boğulma) sonucu ölümcül riskler taşırlar.

6. Lateral Femoral Cutaneous Nerve (CFNM) (Dış uyluk siniri) raporlara göre en çok zedelenen alt uzuv siniri

Bu sinirin zedelenmesi üst yan basen kısmında hissizlik ve uyuşukluğa sebep olabilir. Yüzüstü ve yan suspansion pozisyonlarında, ya da kalçaya (iç çamaşırı hattı boyunca) baskı uygulayabilecek iplerin bulunduğu durumlarda zedelenebilir.

Yük üstlenecek hiçbir ipi ya da hafif sıkılıktaki düğümleri dahi partnerinizin katlanabilir eklemlerinden, dizlerinden, el bileklerinden, kasık bölgesinden ve koltuk altından geçirmeyin. Vücudumuzda damarlar, arterler ve sinirler paketçikler halinde ilerlerler. Bu bölgeler majör arter, damar ve sinirlerin cilt yüzeyine yakın oldukları, savunmasız kaldıkları yerlerdir. Klinik çalışmalar radial ya da median arter yaralanmalarının tansiyon aleti manşonunun çok aşağıya, dirsek eklemi katlantısına kadar inecek şekilde yerleştirilmesinden kaynaklabildiğini ortaya çıkartmıştır. Bu sebep ile tansiyon aletleri dirsek katlantısından uzakta kalacak şekilde yerleştirilirler.

Daha fazla ip kullanmak (sarma sayısı) bası alanını arttırarak bası kuvvetini düşürecektir, siz de daha fazla ip ile sarım yaparak basıyı dramatik bir şekilde düşürebilirsiniz. Eşarp ile bağlananların elektrik bağı ile bağlananlardan daha güvenli olmasının sebebi budur. Bunu ya daha fazla ip kullanarak (el bileğini 2 tur yerine 3-4 tur dönerek) ya da daha kalın ip tercih ederek yapabilirsiniz (tahminimce 8 mm ve üzeri çalışmayı zorlaştıracaktır).


El bölgesi insanların en hassas oldukları bölgelerden birisidir. Genel prensip olarak mümkün olduğunca kasların dolgun, oyuksuz ve kemiğe yakın olmayan bölgeleri tercih edilmelidir. Eğer mümkünse bağlama planınızda elleri kolayca serbest bırakabilecek şekilde ayarlayın ki, elleri serbestleştirebilmek için tüm bağı çözmek zorunda kalmayın. Bilekler gibi az kaslı ve kemikli bölgeleri bağlarken mutlaka ipte bir miktar boşluk bırakılmalıdır. Bu hem bağlama seansının daha keyifli ve uzun geçmesini hem de sağlık risklerinin minimize edilmesini sağlayacaktır.

Ayrıca hem bilimsel hem de pratik veriler sinir zedelenmelerinin kümülatif, yani tekrarla ilerleyen, biriken bir gelişim gösterebileceklerini, dolayısıyla sürekli aynı noktaların baskılanmasına sebep olan bağlama şekillerinin bağlananlarda zamana yayılmış bir risk faktörü olabileceğini ortaya koymuştur. Bu yüzden bir seans sırasında belli bir bölgede bir rahatsızlık oluşmuşsa, ciddi bir soruna yol açmamış olsa bile sonraki seanslarda bir süreliğine aynı bölgeye baskı uygulayacak bağlamalar yapmaktan kaçınmak gerekir. Bunun bilinç ve sorumluluğu, özellikle birden fazla bağlayıcıyla uygulama yapılıyorsa, bağlanandadır.


Seans Esnasında Sinir Hasarının Takibi ve Risklerin Azaltılması

Top (bağlayan) kişinin, bottom (bağlanan) kişinin raporladığı güçsüzlük, karıncalanma, uyuşukluk hislerinde sinir hasarını teşhis etmek için adım atması gerekir. Eğer bottom kişinin semptomları hafif ya da önemsiz ise, tecrübeli bir top bazen sorun çıkartan bölgedeki iplerin sıkılığını kontrol ederek, gerekirse ip eksilterek, bası yönünü değiştirerek ya da bottom’un pozisyonunu değiştirici müdehaleler ile sorunu ortadan kaldırabilir. Bu müdahalelerden hemen sonra sorunun ortadan kalkıp kalkmadığı bottom ile değerlendirilmelidir.


Bağlayanın sinir zedelenmesi riskini azaltmak için izleyebileceği temel ve etkili yöntem direkt iletişimdir. Ancak BDSM protokolü içerisinde sinir hasarının kötü tarafı, bottomlar tplara itiraz etmeme eğiliminde olabilecekleri ya da ağızları bağlı olabileceği için bu her zaman mümkün olmayabilir veya doğru kararlara götürmeyebilir. Bu şu demek oluyor ki; topların, bottom partnerlerini kendilerini seans sırasında alert edebilmeleri için ağrı, hissizlik ya da uyuşukluk gibi yukarıda bahsedilen semptomlar hakkında ciddi şekilde eğitme sorumlulukları bulunuyor.


Bottom partnerlerini eğitmenin dışında top karakterler kendilerini anatomik olarak eğiterek yaralanmaların önüne geçmeye çalışabilirler. Örneğin, bondage ile ilgili en sık problem radial sinir hasarında ortaya çıkıyor gibi görünüyor. Radial sinir felcinin “Cumartesi Gecesi Felci” ya da “Balayı Felci” gibi özel adları olmasının başka ne sebebi olabilir ki? Radial sinir kolun etrafından dolaşır ve deltoid kasının alt ucu etrafında yüzeye yaklaşır, burası herkesin en favori bağlama noktalarından birisidir. Diğer ön kol sinirleri, median ve ulnar sinirlerdir. Dikkat edilmesi gereken anatomik tanımlar bu sinirlerin en muhtemel yerlerini işaret edecektir ancak anatomik varyasyonlar kişiden kişiye oldukça değişkenlik gösterir.


Şu aşağıdaki durumların oluşması halinde, etkilenen uzuv zaman kaybetmeden çözülmelidir:

• Eğer bağlayan ya da bağlanan tecrübesiz ise,

• Eğer semptomlar ciddi ya da ani gelişti ise – Şöyle bir ifade buna örnek olabilir “Sağ kolum aniden hissizleşti, güçsüzleşti ya da hissedemiyorum” ya da “Bacağımdan aşağıya doğru keskin bir ağrım var”

• Eğer küçük girişimler durumu ortadan kaldırmaya yeterli gelmezse (bağları gevşetme, pozisyon değiştirme gibi)

• Herhangi başka bir şüpheniz var ise, ihtiyatlı davranın ve çözün.


Aşağıda belirtilen yöntemler ip bağlama seansı sırasında riskleri azaltmak için başvurulabilir;

• Bağlananın rahatsızlık emarelerini (sürekli parmaklarını oynatıp kıvırması ya da ipi kendi kendine konumlandırıp düzeltmeye çalışması) ve vücut dilini gözlemlemek.

• İpin baskı alanını genişletip yayarak yoğun yük noktaları oluşturmaktan kaçınmak. (İple daha çok bağ turu atarak yatay servis alanını genişletmek, bir bölgenin etrafını iple tek bir kere yerine iki ya da daha çok kere dönmek riskin baştan azalmasını sağlar)

• Genellikle bağlananların ilk sorun yaşamaya başladığı bölgeler olan elleri kolayca ve bağın geri kalanı bozulmadan çözülebileceği şekilde bağlamak. (Bağlama seansları sıklıkla bağlananın ağrıları, uyuşmaları ve rahatsızlıkları sonucunda sonlandığı için bu püf noktası aynı zamanda daha uzun ve keyifli bir bağlama seansı için etkili bir yöntemdir.)

• Bağlananın deri rengini ve ısısını kontrol etmek. Morarmaya, soluklaşmaya ya da soğumaya başlayan cilt bir rahatlatmanın ya da bağın çözülmesinin gerekli olduğunun işareti olabilir.

• Kas gücünü kontrol etmek. Azalan kas gücü sinir sıkışmasının habercisi olabilir. Bağlayan bağlanandan elini sıkmasını ya da bir uzvuna güç uygulayıp buna kas gücüyle direnmesini/geri ittirmesini isteyip sıkma veya dirençte bir zayıflık olup olmadığını anlamaya çalışabilir.

• Tırnakları veya sert bir objeyi bağlananın sırtına gezdirip hissedişinde bir sorun olup olmadığını kontrol etmek.

• Kas araları ve boşlukları, eklemler ve yaşamsal organlar üzerine denk gelen bağlar varsa bunların yerini değiştirmek, gevşetmeye çalışmak; bu mümkün değilse bu alanları arada kontrol etmek.


Ele giden sinirlerin dağılım şeması ve Yüzeye yakın geçen büyük sinirlerin şeması ve bağlanması riskli olan hassas bölgeler:

Bağı çözmeden sıkışmaları engelleyebilecek/bağlananı rahatlatacak birkaç yüzeysel yöntem vardır ve bunlar sayesinde bağlama süresi ve kalitesi arttırılabilir ama bunlar oluşmuş olan riskleri ciddi oranda düşürme işlevi görmezler:

• Parmaklarınızı ya da kalem, marker gibi ince uzun bir objeyi bağların arasına sokup çıkartarak hem ipi biraz gevşetebilir hem de ip katmanlarının uzunluklarını eşitleyip fazladan baskı uygulayan tekil bağların gerilimini azaltabilirsiniz.

• Bağınız el veriyorsa bağlananın alt kollarının yerini bağın içinde değiştirmeyi deneyebilirsiniz.

• Bağlanansanız kasılmış kaslarınızı gevşeterek kan akışına yardımcı olabilir; ellerinizi sıkıp bırakarak karıncalanmanın önüne geçebilirsiniz.

Seans sırasında top’lar kapiller dolum zamanı gibi süslü medikal isimli yöntemler ile CSM (circulation, sensation and movement) yani (dolaşım, hissiyat ve hareketi) kontrol edebilirler ancak sinir hasarı konusundan ana belirleyici bottom’un sübjektif deneyimi olacaktır. Beden diline dikkat edin ve sıkça birbiriniz ile iletişime geçin.


Hissiyat testlerinin yanı sıra top’ların gerçekleştirebileceği bir takım “motor” (hareket ile ilgili) testlerde bulunuyor:

• Kumar Testi, ele giden üç sinirin tamamını (radial, ulnar ve median) test etmek için tasarlanmıştır. Test basitçe el parmakları ile “OK” işareti yapmayı içerir. Detaylı bilgi için: http://ispub.com/IJOS/3/1/7147

• Bottom partnerinizden elinin her parmağının ucu ile baş parmağının ucuna dokunmasını isteyin. Bu manevra yapılamıyorsa ulnar, radial ya da median sinirlerden bir tanesinde hasar oluşmuş olabilir.

• Eğer bottom yapabilecek bir pozisyonda bağlı ise, kendisinden elini, bileğini ve parmaklarını düz bir şekilde uzatmasını isteyin, elinizi bottom parterinizin elinin üst tarafına (tırnakların olduğu yüze) koyun ve bileği ile yukarıya doğru itmesini isteyin. Bu hareket yapılamıyorsa radial sinirde hasar oluşmuş olması muhtemeldir.

• Bottom partnerinizden el parmaklarını gererek açmasını isteyin, eğer yapamıyorsa yine radial sinir hasarından şüphelenin, sadece baş parmağını açamıyorsa median sinir hasarından şüphelenebilirsiniz.

• Bottom partnerinizden elinizi tutmasını ve sıkmasını söyleyin, yapılamıyorsa ulnar sinir ya da median sinir hasarı düşünülmelidir.

• Eğer bottom partneriniz bu testlerden herhangi birini gerçekleştiremiyorsa bir sinir yaralanması söz konusudur ve sahne hemen bitirilmelidir.

Ancak bu testlerin tamamının yapılabiliyor olması ise sinir hasarı oluşma ihtimalini ortadan kaldırmaz. Lütfen bunu göz önünde bulundurun.

Sık sık ip üzerinde düzeltmeler yapmak (küçük pozisyon ya da nokta değişimleri, gerilim ayarlaması, bazı bölgeleri kısa süreli serbest bırakmak gibi) bazen güvenli bir sahne için tek gereken şey olabilir.


Bondage Sahnesi Sırasında Bir Uzvunuzda Uyuşukluk Hissederseniz

Hepimizin kolu ya da bacağı defalarca uyuşmuştur ve hızlıca iyileşir aslında. Bu durum ve his aslında doku kanlanmasının bozulması ile birlikte hafif sinir hasarının ortak semptomudur. Bu iki durum aslında birbirlerinden net bir şekilde ayrılamazlar. Doku kanlanmasının bozulması her şeyin kanlanmasının bozulmasıdır aslında, buna sinirlerde dahil, zaten kanlanmayı düzelttiğinizde sinirlerin saçmalaması ve iğnelenme gibi batıcı ve rahatsız edici hislerin oluşma sebebi de tamamen budur.

Normal hayatımızda başımıza gelen bu olaylar yüzünden bondage sahnesi sırasında oluşan uzuv uyuşmaları önemsiz gibi algılanabilir çünkü bacak bacak üstüne atıldığı için sinir hasarıyla karşılaşılmayacağı (aslında böyle vakalarda var, olabiliyor.) düşünülebilir ancak gerçek hayatta bu dolaşım bozukluğu küçük bir noktadadır, bondage sahnesinde ise bir bacağı ya da kolu tamamen bağlayarak tam bir dolaşım bozukluğuna sebep olabilirsiniz. Dolayısı ile bir uzuvdaki uyuşukluğu önemli bir dolaşım ve muhtemel bir sinir harabiyeti uyarısı olarak algılamakta fayda var.


Güvenlik ekipmanları:

Herhangi bir acil durumda iplerinizi kesmekten kaçınmayın. Partnerinizin sağlığını ipinizin değeri ile karşılaştırmayın. İp her zaman yeniden alınabilir.

Acil durumlarda ipleri hızlıca ama bottoma zarar vermeden kesmeniz gerekir. Bu gibi durumlar için uygun teçhizatınızın hazırda bulunması çok önemli.

Acil bir durumlardaki panik anında, mutfakta bulunan ekmek ya da biftek bıçağı ile ipleri keserken partnerinize daha ileri zararlar vermeniz tehlikesi çok büyük.

İpleri bottom partnerinize zarar vermeden kesmek için piyasada biraz araştırma ile rahatça bulabileceğiniz birkaç öneride bulunacağım.

Travma/Bandaj Makası:

Medikalcilerde ya da belki lokal eczanelerde “Pansuman, bandaj belki de lister makası” olarak satılan, bir ucu küntleştirilmiş, cilt üzerindeki cisimleri keserken kişiye zarar vermemek üzere üretilmiş olan özel makaslardan satın alabilirsiniz.

Bu bandaj makaslarının çok düşük kalitede olanları olduğu gibi iyi çelikten üretilmiş yüksek kaliteli, uzun yıllar paslanmayacak ve körelmeyecek aynı zamanda bondage iplerini kesmek için yeterli mukavemeti gösterecek olanları da mevcut. Fiyatlar ise çok ucuzdan oldukça pahalıya kadar çok değişken bir aralıkta seyir ediyor.

Çengel Kesiciler/Kurtarma Çakıları/Kayış Kesiciler:

Biraz doğa, macera sporları ile ilgilenenler burada bahsedeceğim ekipmanlara aşina olabilirler. Outdoor malzemeleri satan mağazalardan ya da online olarak temin edebileceğiniz malzemeler bunlar. Bu bıçaklardan Gerber, Leatherman, SOG, ColdSteel (Genel amaçlı bıçaklar konusunda benim favorim) ve BenchMade gibi kaliteli ve çeliği ile bilinmiş olan markalar dışına çıkmamanızı öneririm. Özellikle Leatherman’in daha farklı ve faydalı bulabileceğinize inandığım çok amaçlı ekipmanları da mevcut.

Makas veya kesiciler ile ilgili çok önemli bir nokta, bu ekipmanlar kullanıldıkça körelecektirler. Bondage sahneleriniz için alacağınız ekipman sadece bu konuya özel kullanım amacı içermeli, başka amaçlar için kullanılmamalı, böylece körelmenin önüne geçmiş olursunuz ve ihtiyaç duyduğunuzda ekipmanınıza tamamen güvenirsiniz. Unutmayın, yedek paraşüt hayat kurtarır.

Sinir Yaralanmalarında İlk Yardım

Akut sinir yaralanmalarında ilk yardım zor ve karışık bir konu ve bazı konularda ortak bir konsensüs ne yazık ki yok.

Hızlı bir ilk yardım özeti olarak:

• Germe hareketleri yapmayın, etkilenen bölgeye bası-basınç ya da masaj uygulamayın (Unutmayın ki gerilme ve bası, halihazırda sinirin yaralanmasına sebep olan durumlar)

• Eklem kısıtlılığının önüne geçmek için erken hareket ettirin

• Mümkünse etkilenen uzva, ileri hasarı engellemek için atel uygulayın (el düşüklüğü için bilek ateli gibi)

• Eğer semptomlar birkaç gün içerisinde geçmezse doktora başvurun(mümkünse nöroloji kliniğini ziyaret edin)

Tek seferlik bası tipi radial sinir yaralanmalarında konservatif tedavi uygulanır. Fizik tedavi, el bileği ateli ve ağrı kesiciler anahtar rol oynar. Tamamen iyileşme prognozu oldukça yüksektir. (Ref: Prognosis of acute compressive radial neuropathy. AUArnold WD, Krishna VR, Freimer M, Kissel JT, Elsheikh BSOMuscle Nerve. 2012 Jun;45(6):893-5.)


Neleri Yapmamalısınız?

Bu konuda birkaç doğrudan öneri sunulabilir. Yaralı kişi, etkilenen alana bası uygulamamalı. Basıdan kasıt, üzerine bastırmak, ovuşturmak, elastik bandajla sarmak gibi uygulamalar olabilir. Bası zaten bu yaralanmanın oluş mekanizması içerisinde bir etken. Yaralanmanın akut fazında uygulanan basının yararı olmayacaktır.

Buna ek olarak, etkilenen bölge gerilmemeli, zorlanmaya devam edilmemeli. Germe hareketi de yaralanma mekanizmasına katkı sağlayan bir diğer faktör.

Ayrıca çok önemli bir konuyu da unutmamak gerekir, etkilenen bölge ile sinir hasarının yeri her zaman doğru tahmin edilemez. Örneğin; radial sinir hasarına bağlı bilek/el düşüklüğü yaşayan birinin yaralı bölgesinin bilek olduğunu düşünmek doğruymuş gibi gelebilir, halbuki böyle bir durumda hasar görmüş bölge muhtemelen üst koldadır. Bası, masaj ve germe hareketleri üst kola yapılmamalıdır, etkilenen, hasar gören bölge burası olduğu için.


Hareket Ettirmeli mi, Sabitlemeli mi?

Sinir yaralanmalarından sonra mobilizasyon çelişkili bir konu. Bir çok kaynak uzvun atel ile sabitlenmesini önermekte (el bileği ateli gibi), ki bana göre kısa vadede mantıklı bir tercih olacaktır. Kısmi dinlendirme ve koruma ile erken mobilizasyon ve terapi birlikteliği de bazı kaynaklarda tavsiye edilmekte. İnsan vücudu yaralanmalara karşı oldukça iyi gelişmiş bir immün sisteme sahip, agresifçe oluşmuş olan ödemi indirmeye çalışmak faydalı olmayacaktır, vücudunuz neden o bölgede ödem topladığını çok iyi biliyor. Bununla birlikte, ilk birkaç günde zorlayarak daha da fazla ödem artışına sebep olmamak için (ödem de bir bası etkeni olabilir) ilk birkaç gün kısmi dinlenme akılcı bir yaklaşım gibi görünüyor.

Takip eden haftalarda, kısmi dinlenme ve terapi dengesini korumaya, uzvu yormadan hareket ettirmeye devam etmeniz önerilir. Çoğu yüzeysel sinir yaralanması nöropraksiyaldir, yani vücudunuz akson kılıfını yavaş yavaş tekrar miyelin ile kaplayarak tedavi edecektir. Bu iyileşme sürecini sekteye uğratmamak çok önemlidir, çünkü burada oluşturacağınız bir duraksama evresi, sinirin iyileşme kalitesini düşürecek ve sinir yeni travmalara hassas hale gelecektir. Unutmayın ki sinir hasarı kümülatiftir, yani biriken mikrotravmalar ana sinir yaralanması mekanizmalarından biridir.

Fizik tedavi sinir yaralanmalarında en iyi seçeneğinizdir, çünkü yukarıda bahsettiğim kısmi dinlendirme, koruma ve terapi gerçek bir profesyonelce uygulanması gereken bir işlemdir! Spor hekimleri erken mobilizasyon ve kasların erken kullanımının iyileşme sürecini hızlandıracaklağını söylüyorlar. Yapılan deneysel ve klinik çalışmalar, kontrollü erken mobilizasyonun sabit atel uygulamarından üstün olduğunu gösteriyorlar. Erken mobilizasyon, hastalara fiziksel aktiviteye daha erken dönüş, azalmış ödem, daha erken hareket kabiliyeti geri kazanımı ve hasta memnuniyeti konularında avantaj sağlamış. (World J Orthop. 2014 Apr 18; 5(2): 80–88.New perspectives for articular cartilage repair treatment through tissue engineering: A contemporary review Giuseppe Musumeci, Paola Castrogiovanni, Rosalia Leonardi, Francesca Maria Trovato, Marta Anna Szychlinska, Angelo Di Giunta, Carla Loreto, and Sergio Castorina)

Bilek düşüklüğü gibi bir rahatsızlıkta daha ileri zedelenmeyi (özellikle uykuda) önlemek ve günlük yaşam aktivitelerini kolaylaştırmak için velcro bantlı bilek atelleri faydalı olabilir.


Soğuk/Buz Uygulaması

Akut yaralanmalarda buz uygulaması tartışmalı bir konu ve özellikle spor hekimliğinde gittikçe bu yöntemden uzaklaşılıyor. Birçok uzman alışılagelmiş RICE (Rest, Ice, Compress, Elevate)(Dinlendir, Buz, Bandaj, Yükselt) yöntemlerinden ziyade MEAT (Movement, Exercise, Analgesia, and Therapy)(Hareket, Egzersiz, Ağrı Kesici, ve Terapi) yöntemini tercih ediyor. İşin aslı, RICE metodunu ilk ortaya çıkartan doktor bile şuan akut yaralanmalarda ödemi azaltmak için gerçekleştirilen buz uygulamasının iyileşmeyi geciktirdiğinden bahsediyor. İşte bilimin sürekli kendini yalanlayarak ilerlediğinin başka bir kanıtı daha.

Ancak bu bahsedilen çalışmalar bilek burkulması gibi yaralanmaları konu alıyor. Sinir hasarlarında gerçekleştirilmiş bir buz uygulaması çalışmasına rast gelmedim. Ancak bazı durumlarda, örneğin cilt altı kanama (hematom) oluşması gibi durumlarda, hematomda dokuya bası yapacağı için buz uygulayarak ödemin azaltılmaya çalışılması yararlı bir yöntem olabilir ancak böyle bir yaralanma bondage sahnelerinde olabilcek türden bir durum değil, eğer böyle bir durum ile karşılaşırsanız vakit kaybetmeden bir acil servise gitmenizi öneririm.


İlaç Desteği

Muhtemelen en uygun öneri anti-inflamatuar ağrı kesici ilaçlar olacaktır. Örneğin; İbuprufen, Aleve, Advil, Parol, Etol gibi. Bu ilaçların tedaviye etkileri bilinmemesine rağmen, inflamasyonu baskıladıklarından ve ağrı kesici özelliklerinden dolayı sinir yaralanmalarında başlangıç tedavisi olarak çoğunlukla kullanılırlar.

Sinir hasarları vitamin B12 eksikliklerinde şiddetlenirler. Eğer doktorunuz tarafından onay verildiyse vit. B12 desteği tedaviye yardımcı olabilir.


Acil Servis Ziyareti

İlk yardım uygulamalarını bilmek kadar, ne zaman bir acil servise uğramak gerektiği konusunu da bilmek çok önemli. Hafif dereceli semptomları olan sinir yaralanması şüphesi oluştuğu anda acil servise gitmenin gerekli olduğunu, kişisel fikrim olarak, düşünmüyorum.

Bunun dışında eğer herhangi bir ciddi yaralanma şüphesi varsa, ki bunlar devam eden dolaşım bozukluğu, ağır sinir harabiyeti, geçmeyen ağrı, uzuv deformitesi, sinire bası yapabilecek bir hematom olabilir, vakit kaybetmeden acil servisi ziyaret etmek uygun olacaktır.

Sinir yaralanması olan bir kişi, birkaç dakikada, birkaç saatte, birkaç günde, birkaç ayda gibi değişken zamanlarda iyileşebilir ya da kalıcı bir sinir hasarı oluşabilir. Sinir yaralanmalarının iyileşme süreci doktorunuz ile birlikte yakından takip edilmesi gereken bir süreçtir.

Muhtemelen, ilk birkaç dakika ya da saatte ilk iyileşmeleri görüyorsanız sinir zedelenmesinin tamamen iyileşmesi birkaç gün sürecektir. Genel kaide olarak ilk iyileşme belirtisi ne kadar erken ise tamamen iyileşme o kadar yakın zamanda olur.

Yukarıda bahsedilen bütün uygulamalar ve tedaviler öneri mahiyetinde olup asla kendi doktorunuzun önerilerinin önüne geçemez. Lütfen sinir hasarı oluştuğunu düşündüğünüz durumlarda bir nörolog ile iletişime geçin ve önerilerini dikkatle takip edin.


Makale Hakkında

Bu makale tıp hekimliği kimliği ve eğitimim ile birlikte, klinik gözlemlerim ve makale çevirilerim ile harmanlanmış ve büyük kısmı remedialropes.com ve stefanosandshay.com sitelerinden alıntılanmıştır. Makalenin orijinal referanslarını ve benim eklemiş olduğum referansları aşağıda bulabilirsiniz. Özellikle vurgulanmak istenmiş referanslar, ilgili cümlelerin sonuna ekli haldedir.

Sevgilerimle.

RopeJam

Referanslar:

Stewart JE. (2000) Focal peripheral neuropathies. 4th Ed.
Burnett M, Zager E. (2004) Pathophysiology of peripheral nerve injury: A brief review. Neurourgical Focus, 16 (5)
Bickler PE, Schapera A, Bainton CR. (1990) Acute radial nerve injury from use of an automatic blood pressure monitor. Anesthesiology. 73: 186-188.
Lin C, Jawan B, de Villa M, Chen F, Liu, P. (2001) Blood pressure cuff compression injury of the radial nerve. Journal of Clinical Anesthesia. 13(4): 306-308
Sy WP. (1981) Ulnar nerve palsy possibly related to use of automatically cycled blood pressure cuff. Anesth Analg. 60
Katirji MB, Wilbourn AJ. (1988) Common peroneal neuropathy: a clinical and electrophysiological study of 116 lesions. Neurology 38: 1723-8.
Neal S, Fields K. (2010) Peripheral nerve entrapment and injury in the upper extremity. American Family Physician. 81(2): 147-155
National Institutes of Health, US National Library of Medicine, http://www.nlm.nih.gov/medlineplus/ency/article/000…
“What makes your arms, legs and feet fall asleep?” 17 January 2001. HowStuffWorks.com. 02 April 2012.
National Institutes of Health, US National Library of Medicine, http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmedhealth/PMH0001713…
Winfree C, Kline D. (2005) Intraoperative positioning nerve injuries. Surgical Neurology. 63: 5-18
Alvine FG, Schurrer ME. (1987) Postoperative ulnar-nerve palsy: are there predisposing factors? J Bone Joint Surg. 69A: 255- 9.
Cummings C, Schneider D. (2008) Peripheral nerve injuries in baseball players. Neurologic Clinics. 26: 195-215
WebMD. http://diabetes.webmd.com/peripheral-neuropathy-dir…
Stoelting RK. Postoperative ulnar nerve palsy—is it a preventable complication? Anesth Analg 1993;76:7 -9.
Wheeless’ Textbook of Orthopaedics
A Single Clinical Test For Functioning of All Three Nerves of the Hand, Internet Scientific Publications, https://ispub.com/IJOS/3/1/7147
http://ryancampbellnd.com/meat-vs-rice-for-injury-m…
http://www.caringmedical.com/sports-injuries/rice-w…
General Principles of Orthopedic Injuries Joel M. Geidermanand Dan Katz, Rosen’s Emergency Medicine, Chapter 49, 511-533.e2
J Athl Train. 2012 Jul-Aug;47(4):435-43. doi: 10.4085/1062-6050-47.4.14. What is the evidence for rest, ice, compression, and elevation therapy in the treatment of ankle sprains in adults? van den Bekerom MP1, Struijs PA, Blankevoort L, Welling L, van Dijk CN, Kerkhoffs GM.
Emerg Med J. 2008 Feb;25(2):65-8. doi: 10.1136/emj.2007.051664. Is ice right? Does cryotherapy improve outcome for acute soft tissue injury? Collins NC1.
BMJ. 2010 May 10;340:c1964. doi: 10.1136/bmj.c1964. Effect of accelerated rehabilitation on function after ankle sprain: randomised controlled trial. Bleakley CM1, O’Connor SR, Tully MA, Rocke LG, Macauley DC, Bradbury I, Keegan S, McDonough SM.
World J Orthop. 2014 Apr 18; 5(2): 80–88.New perspectives for articular cartilage repair treatment through tissue engineering: A contemporary review Giuseppe Musumeci, Paola Castrogiovanni, Rosalia Leonardi, Francesca Maria Trovato, Marta Anna Szychlinska, Angelo Di Giunta, Carla Loreto, and Sergio Castorina
Curr Rev Musculoskelet Med. 2015 Jun;8(2):162-7. doi: 10.1007/s12178-015-9261-3. Alternative treatments for muscle injury: massage, cryotherapy, and hyperbaric oxygen. Tiidus PM1.
Prognosis of acute compressive radial neuropathy. AUArnold WD, Krishna VR, Freimer M, Kissel JT, Elsheikh BSOMuscle Nerve. 2012 Jun;45(6):893-5.
Compressive neuropathy in the upper limb. Mukund R. Thatte and Khushnuma A. Mansukhani
http://drmirkin.com/fitness/why-ice-delays-recovery…
Current Approach to Radial Nerve Paralysis. Lowe, James B. III M.D.; Sen, Subhro K. M.D.; Mackinnon, Susan E. M.D.
Mackinnon SE. Pathophysiology of nerve compression. Hand Clin. 2002;18:231–41.
Approach to Radial Nerve Paralysis. Lowe, James B. III M.D.; Sen, Subhro K. M.D.; Mackinnon, Susan E. M.D.
King M, Primary Surgery: Volume 1: Non-Trauma
Parkes, J. (2002) A Review Of The Literature On Positional Asphyxia As A Possible Cause Of Sudden Death During Restraint. British Journal Of Forensic Practice. 4(1) 24-30
Ivy, J. Harness Hang Syndrome: Fact and Fictionhttp://www.outdoorswa.org/files/Harness%20Hang%20Sy…
Yeung SS, Yeung EW, Gillespie LD. (2011) Interventions for preventing lower limb soft-tissue running injuries. Cochrane Database Syst Rev. July 6(7).
McHugh MP, Cosgrave CH. (2010) To stretch or not to stretch: the role of stretching in injury prevention and performance. Scand J Med Sci Sports. 20(2): 169-81
Jamtvedt G, Herbert RD, Folottorp S, Odgaard-Jensen J, Havelsrud K, Barratt A, Mathieu E, Burls A, Oxman AD. (2010) A pragmatic randomized trail of stretching before and after physical activity to prevent injury and soreness. Br J Sports Med; 44 (14): 1002-9
Small K, McNaughton L, Matthews M. (2008) A systematic review into the efficacy of static stretching as part of a warm-up for the prevention of exercise-related injury. Res Sports Med; 16(3):213-31

BİZİ TAKİP EDİN!

Copyright (c) 2017 SHIBARISTANBUL