Shibari / Kinbaku Nedir?

Shibari (genellikle kinbaku olarak da bilinir), Japon ip esaretinin bir şeklidir.

Batı ip bağından birkaç yönden farklıdır: pamuk, ipek veya polyester ipler yerine jüt veya kenevir gibi esnek olmayan doğal ipler kullanır. Düğümlerden çok, sürtünme ve sıkıca sarmaya odaklanır.

Deneyimsizler için shibari, BDSM trendlerinin sonuncusu gibi görünebilir, ancak günümüz durumuna ulaşmadan önce yüzyıllar boyunca gelişen bir kültürden bahsediyoruz. Tarihsel öncüllerine bakacak olursak, bir zamanlar yeni evliler için seks eğitimi olarak kullanılan Japonya’nın Kama Sutra versiyonu olan Shijuhatte’de örneklerini görmek pek ala mümkün.

Shijuhatte: Katsushika Hokusai’nin “Dream of a Fisherman’s Wife” isimli eseri erotik ip esaretine ikonik bir göndermedir. Bu eser, ahtapotların dokungaçlarını aynı bir ip gibi kullanarak kurbanının vücuduna nasıl doladığını ve kadınların nasıl kendilerinden geçtiklerini betimliyor.

Shijuhatte hakkında bilgi için fotoğrafa tıklayın

Feodal Edo döneminde hâkim samuray sınıfı, hojojutsu adlı savaş sanatını kullanırdı. Günümüz shibarisine çok az benzerlik gösterse de hem savaşta hem de savaş esirlerini zapt etmek için ip kullanımı yaygındı. Karmaşık desenleriyle görsel olarak etkileyici olmasının yanı sıra, bu dövüş sanatında dikkat çekici olan diğer özellik, direnci caydırmak için kullandığı tekniklerdi. Stratejik olarak yerleştirilmiş sarımlar ve düğümler, bağlı kişiyi iş birliği yapmak ile boyun ipi yoluyla boğulma veya parmaklarını kalıcı olarak işe yaramaz hale getiren sinir hasarları gibi çeşitli durumlar arasında seçim yapmaya zorlardı. O zamanlar (17. Yüzyıldan 19. Yüzyıla kadar) resmi Tokugawa suç yasalarına göre, tutsakların itirafları işkence ederek alınırdı. Çoğu kez mahkumlar, infaz veya hapse atılmadan önce sınıflarını ve suçlarını yansıtan iplerle bağlanarak halka sergilenir, alenen utandırıldı.

20. yüzyılın başlarında kabuki tiyatrosu, ip bağlarını son derece stilize edilmiş performanslarına uyarlamaya başladı ve bugünkü shibari olarak tanınan şeyin ilk örneklerini sundu. Hojojutsu’nun tekniği, oyuncuların sahnede güvenli bir şekilde hareket etmelerini önlüyordu. Bu sebeple estetik hale getirildi ve izleyicilere daha belirgin görsel deneyim yaşatacak şekilde yeniden tasarlandı.

II.Dünya Savaşı’ndan sonra, Pasifik’in her iki tarafındaki fetiş dergileri kışkırtıcı shibari resimlerine, sonrasında da fotoğraflarına yer verdi. Böylece kültürler arası değiş tokuş başladı ve iki küresel fetiş kültürünün çapraz yozlaşması günümüze ulaştı.

Daha yakın döneme bakacak olursak shibari, dünya çapında BDSM topluluklarında popüler olmaya başladı. Japon olmayanlar, bağlı olmanın utanç verici yönünü tam olarak anlayamayacak veya deneyimleyemeyecek olsalar da, bağların karmaşıklığı, verimliliği ve çekiciliği ilgililerin takdirini kazanmıştır.

Eğitimsiz bir göze shibari, işkencedeki köklerinden çok da ayrılmış görünmeyebilir. Oysaki ip ile vücut ve uzuvların yerleştirilmesinden doğan, güzel desenler yaratma sanatıdır. Uygulayıcılarında ‘’sub space’’ ve ‘’top space’’ olarak bilinen fizyolojik durumları uyarabilir, zevklerini ve hazlarını yüceltir. Hatta birçoğu, düzgün yapıldığında acı vermediğini, tamamen duygusal deneyimler olduğunu dahi söyleyebilir. ‘’Shibari: The Art of Japanese Bondage’’ kitabının yazarı Master K bir röportajında “bir shibari seansından, iyi bir sıcak yoga pratiğinden çıktığınız kadar rahat hissederek çıkabilirsiniz” der.

Shibari muazzam miktarda sorumluluk barındıran bir uygulamadır. Herhangi bir deneyimden önce iletişim, empati ve gözlem çok önemlidir. Temel anatomiyi bilmenin yanı sıra bağlanan kişinin geçmişte önemli yaralanmaları olup olmadığını sormak, fiziksel ve psikolojik düzeyde müzakere etmek elzemdir. En istenmeyen ve önemli şey bireyin zarar görmesidir.

Shibari uygulayıcıları için rıza ve güvenlik en temel yapı taşlarıdır. BDSM oyunlarının bir bileşeni olarak, hatta seksüel aktivitenin değerini arttırmak amacıyla kullanılabilir. Diğer yandan günümüz uygulayıcıları, bunu sanat olarak da değerlendirmektedir. Estetik fotoğraflar, canlı ya da kaydedilen performans sanatları gerçekleştirmektedirler.